• Anasayfa
  • Duyurular
  • Bağış Yap
  • Aidat Borcu Sorgula
  • Sosyoder Kitaplığı
  • Üyelik Formu
  • İletişim Formu
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)
  • KURUMSAL
    Hakkımızda
    Yönetim Kurulu
    Danışma Kurulu
    Güncel Duyurular
    Etkinlikler
    Sosyoder Kitaplığı
    Bağış Yap
    Aidat Borcu Sorgulama
  • FAALİYETLER
    • Kongre ve Toplantılar
    • Eğitimler
    • Seminerler

    Kongre ve Toplantılar Tümünü Gör

    Eğitimler Tümünü Gör

    Seminerler Tümünü Gör

    İran'ın Teo-Politiği

    11 Nisan 2025, 21:00

  • BİRİMLER
    Kültür ve Sanat
    Sosyal İlişkiler
    Proje
    Tümünü Gör
  • PROJELER
    Yeni Projelerimiz
    Devam Eden Projelerimiz
    Tamamlanan Projelerimiz
    Tümünü Gör
  • HABERLER
    • GENEL HABERLER

    GENEL HABERLER Tümünü Gör

    SOSYODER Yönetim Kurulu, Yeni Dönem Hazırlıkları İçin Toplandı

    02 Ekim 2025, 12:47

    SOSYODER'den Okul Sosyoloğuna İlişkin Önemli Açıklama!

    04 Mayıs 2026, 13:24

    2026 Sosyoloji Zirvesi: Türkiye’de Sosyolojinin Rolü ve İmkanları

    05 Ağustos 2026, 00:23

    Sosyologlar Derneği Genel Toplantısı

    09 Şubat 2025, 22:19

  • BLOG
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)

Sosyologlar Derneği (SOSYODER)

  • KURUMSAL
    • Hakkımızda
    • Yönetim Kurulu
    • Danışma Kurulu
    • Güncel Duyurular
    • Etkinlikler
    • Sosyoder Kitaplığı
    • Bağış Yap
    • Aidat Borcu Sorgulama
  • FAALİYETLER
  • BİRİMLER
    • Kültür ve Sanat
    • Sosyal İlişkiler
    • Proje
  • PROJELER
    • Yeni Projelerimiz
    • Devam Eden Projelerimiz
    • Tamamlanan Projelerimiz
  • HABERLER
  • BLOG
Suriyeliler Türkiye’ye İktisadi ve Sosyal Yönden Yük mü Oldu?
  1. Suriyeliler Türkiye’ye İktisadi ve Sosyal Yönden Yük mü Oldu?
Geri

KOLAY MENU

  • Haberler
  • Güncel Duyurular
  • Etkinlikler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Video Galeri

SOSYAL MEDYA

BAŞKAN KÖŞESİ
baskan
  • Başkan Özgeçmiş
  • Başkana Sor

Suriyeliler Türkiye’ye İktisadi ve Sosyal Yönden Yük mü Oldu? 22 Haziran 2025, 11:50

Dr.Mehmet ÇELİKYAY

 

Suriyelilerin Türkiye'ye olan etkileri, hem ekonomik hem de sosyal açıdan karmaşık ve çok boyutlu bir
yapıya sahiptir. Resmi rakamlara göre 3.5 milyon,gayri resmi olarak yaklaşık 10 milyona yaklaştığı
söylenen Suriyeli mültecilerin ülkemizde varlığının mevcut toplumsal yapımıza ekonomik ve sosyal
açısından hem olumlu hem de olumsuz etkileri bulunmaktadır.


Ekonomik:Suriyeli mülteci akışının Türkiye'nin ekonomisine bir yönden büyük bir yük oluşturmakla
birlikte,uzun vadede olumlu ekonomik etkileri olabileceği düşünülmektedir.Mülteciler için barınma,
eğitim, sağlık hizmetleri, sosyal yardımlar ve insani yardım gibi alanlarda yapılan harcamalar, -ki
Türkiye'nin bu süreçte on milyarlarca dolar harcadığı bilinmektedir,-özellikle bizim gibi düşük veya orta
gelire sahip ve gelişmekte olan ülkeler için önemli bir ekonomik yük yaratmaktadır.


Buna ilave olarak Suriyeli göçmenlerin iş gücü piyasasına girmesi, özellikle emek yoğun ve düşük ücretli
işlerde çalışan Türk vatandaşlarının iş bulmasında zorluklar,gelirlerinde azalmalar hatta mülteciler iş
güvenliksiz ve sigortasız çalıştıklarından haksız rekabet ortamı oluşturmaktadır.Ayrıca bu mültecilerin
tüm ülkeye yayılması,barınma ihtiyacını dolayısıyla kiralık ev sayısında azalma ve kira ücretlerinde
anormal artışlara neden olmakta bu da yerel halkın ekonomisini olumsuz etkilemektedir.


Sosyal: Suriyeli mültecilerin Türk toplumuna entegrasyonu, zaman zaman sosyal gerginliklere ve kültürel
çatışmalara neden olabilmektedir. Dil bariyerleri, farklı kültürel normlar ve ekonomik rekabet, bazı
bölgelerde sosyal uyum sorunlarına yol açmaktadır. Ayrıca Suriyeli çocukların ve gençlerin Türk eğitim
sistemine entegrasyonu,orta,lise ve üniversitelerin mevcut kapasitelerini zorlayabilmekte ve bu durum
mevcut eğitim kalitemizi etkilemektedir.Aynı şekilde, 10 milyon civarında ilave nüfus, sağlık hizmetleri
üzerinde oluşan baskının artmasına ,özellikle mültecilerin yoğun olduğu ve 6 Şubat 2024 depreminin de
etkilerinin yaşandığı Hatay,Malatya,ŞanlıUrfa,Gaziantep,Kilis ve Adana gibi illerimizde sağlık
hizmetlerine erişimde aksaklıklar yaşanmasına yol açmaktadır.

 

SORU 2: Suriye Karşıtlığı, sizce objektif kriterlere dayanıyor mu?

Objektiflik,konu ile ilgili kurumların toplumu açık,şeffaf ve güvenilir bilgilendirmeleri ile
sağlanabilir.Özellikle son yıllarda ülkemizdeki geniş halk kitlesinin ekonomik ve sosyal bazı sorunları daha
fazla hissetmesi, bu kesimlerin yaşamakta olduğu geçim sıkıntısı ve gelecek endişesine Suriyeli
Mültecilerine yapılan maddi harcamaların büyük katkısı olduğuna olan inancını
kuvvetlendirmektedir.Zira mülteci akının başladığı 2011 yılından bu güne kadar yapılan tüm devlet
harcamalarının ne kadarının devlet bütçesinden ne kadarının uluslararası kaynaklardan
karşılandığı,devlet bütçesinden karşılanan kısmının bütçe açığı içindeki payı,yaşanmakta olan yüksek
enflasyon oranlarına katkısı ve bu sürecin gelecek yıllarda da devam etmesi durumunda olası etkilerinin
açıkça kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir.


Diğer bir konu da;Suriyeli mültecilerin,ülkedeki işsizlik oranının düşmemesine,emek temel ücretlerinin
artan enflasyona ragmen arttırılmamasına dolayısyla Türk çalışanlarının gelirlerinin azalmasına neden
olduğudur.Suriyeli işçilerin genellikle yerel halkın istemediği veya tercih etmediği tarım,hayvancılık ve
imalat sektörlerindeki işlerde çalıştığı görülmektedir.Ayrıca mültecilerin genellikle hizmet ve ticari
alanlarda kısmi girişimcilik faaliyetleri de ülke ekonomisine bazı katkılar sağlamaktadır.Ancak bu mülteci
girişimlerden vergi alınmadığı ve büyük bir kısmının kaçak işyeri olduğu yönündeki söylemler,yerli
müteşebbisler ve iş dünyası açısından haksız rekabetin kaynağı olarak görülmektedir.


Bunun yanında her ülke ve ülkemiz için hayati öneme sahip tarım,hayvancılık ve ustalık bilgi ve tecrübesi
gereken imalat sektörlerinde Suriye,Afgan ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen mültecilerin hakim hale
gelerek,Türk çalışanların varlığının günden güne azalmasının bu hayati alanlarda ülke geleceği ve
ekonomik sürdürülebilirliğimizi çok olumsuz etkilemesi ihtimalini de arttırmaktadır.


Sosyal açıdan;1-mültecilerin suç oranını arttırdığı,Türk toplumuyla yaşam kültürü,adet ve gelenek
farklılıklarının derin olduğundan hareketle ülkemizde tartışılmakta olan “Sosyal Çürüme ‘ye katkıda
bulunmakta olduğu, 2-bugüne kadar ve gelecekte de mültecilerin büyük bir kısmına gerekli yetenek ve
uyum kriterleri sorgulanmadan,kolay bir şekilde ‘’Türk vatandaşlığının’’verilmeye devam
edileceği,mültecilerin doğum hızlarının Türkiye ortalamasının çok üstünde olmasının orta vadeli
gelecekte ülkemizin daha da büyük bir “Kavimler Göçü veya İstilası”ile karşı karşıya kalabileceği,3-
özellikle Hatay ve Kilis gibi illerde Suriye mülteci nüfusunun anormal artışının ülke için önemli bir
güvenlik ve siyasi sorunlara neden olacağı,4-ülke siyaseti açısından ise Türk vatandaşlığına geçirilen
mültecilerin gelecekte doğal olarak mevcut iktidar partisini destekleyeceği ve bunun ülkenin siyaseti
açısından haksız ve adil olmayan sonuçlara neden olacağı vb.konularda Türk halkının mülteciler
hakkındaki olumsuz kanaatlerini arttırmaktadır.


Bu bağlamda yukarıda belirtilen konularda ilgili kurumların doğru,şeffaf ve öngörülebilir maliyetleri ve
projeksiyonlarını kamuoyuyla daha net olarak paylaşarak Türk halkının yukarıda belirtilen endişe ve
yanlış bilgilerinin giderilmesi gerekmektedir.Ancak bu konu henüz tam olarak sağlanamadığından, hali
hazır durumda Türk toplumunun özellikle Suriyeli mültecilere olan ekonomik ve sosyal karşıtlığının
objektif olmaktan çok algısal olduğu söylenebilir.

 

SORU 3: Türkiye’deki Suriyelilerin geleceği ile ilgili nasıl bir gelişme bekliyorsunuz? Bu iş kolay kolay çözülebilir
mi? 

Suriyeli mültecilerin geleceği karmaşık ve çok boyutlu bir konu olup, kısa vadede çözümü zor
görünmektedir. Türkiye için Suriyeli mülteci konusu, yalnızca insani ve bir mesele olmaktan öteye geçip,
ekonomik, sosyal, politik ve kültürel boyutları olan geniş bir soruna dönüşmüştür. Suriyelilerin
Türkiye'deki geleceği büyük ölçüde Suriye'deki iç savaşın ve siyasi istikrarsızlığın geleceği ile bağlantılıdır.
Çatışmaların ve siyasi kaosun devam etmesi, Suriyelilerin ülkelerine dönme umudunu azalttığı için
Türkiye’de kalıcı bir varlık oluşturdukları gerçeğini pekiştirmektedir.Sıcak savaş sonrası Suriye'de yeniden
yapılanma sürecinin yavaş ilerlemesi ve güvenliğin tam anlamıyla sağlanamaması nedeniyle birçok
Suriyeli geri dönmek istememektedir. Ayrıca, bazı bölgelerde eski sosyal dokunun bozulması ve
altyapının tahrip olması, mültecilerin ülkelerine döndüklerinde karşılaşacakları zorlukları
artırmaktadır.Suriyeli mültecilerle ilgili olarak Tam Entegrasyon, Kısmi Geri Dönüş ve Yeniden Yerleşim
veya Sosyal ve Ekonomik Gerilimlerin Artması gibi gelecekte birkaç olası senaryo öngörülebilir.


Sonuç olarak;Türkiye’deki Suriyelilerin geleceği, birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir ve bu sorunun
kısa vadede çözülmesi zor görünmektedir. Suriye’deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye’nin ekonomik
durumundaki sorunlar,mültecilerin toplumsal uyumlarının sağlanması için mevcut politika ve
uluslararası işbirliklerindeki eksiklikler, Küresel ve bölgesel güçlerin bu bölgedeki çıkarları,halen devam
eden ve yayılma potansiyeli ile yeni bir göç dalgasına neden olan İsrail,Filistin ve Lübnan’da devam eden
sıcak çatışma ortamının varlığı,mültecilerin nihai hedef ülkeleri olan Avrupa Birliği ülkeleriyle-Türkiye
ilişkilerinde Türkiye’nin ulusal çıkarlarının daha net ve somut olarak belirlenmesi,Türkiye-Suriye devlet
ilişkilerinin güvene dayalı olarak yeniden inşası,Türk hükümetinin “Açık Kapı” mülteci politikasını yeniden
değerlendirmesi gerekliliği,bu sürecin başarısını belirleyen temel unsurlar olacaktır.Kalıcı çözümler
üretilebilmesi için uzun vadeli stratejik planlar, güçlü sosyal politikalar ve uluslararası işbirliği ile Türk
kamuoyuna daha net,şeffaf ve objektif bilgilendirme politikalarının yürütülerek halk desteğinin
arttırılması önerilmektedir.

DIĞER BLOGLAR

  • "Ahbap" Örneği Üzerinden, Düşünmeyi Öğrenmeden Kamuoyu Oluşturan Şöhretlerin Ağır Trajedisi

    30 Temmuz 2026, 12:57
  • Gücün Yeni Merkezi Sosyoloji Üzerine Bir Değerlendirme: Yüksek Teknoloji Üreten, Sosyoloji de Üretir

    24 Haziran 2026, 12:05
  • Yapay Zeka Fetişizmi

    04 Haziran 2026, 11:05
  • Akademisyenin Mesuliyeti: Hakikatin ve İnsanın Hizmetinde Bir Ömür

    02 Haziran 2026, 15:20
  • Okul Saldırganları Analizi

    24 Nisan 2026, 14:28
  • Etin Bekleyişi, Zekâtın Sesi

    24 Şubat 2026, 23:12
  • Google Sosyolojisi: Türkiye Halkı İnterneti Nasıl ve Neden Kullanıyor?

    09 Ocak 2026, 11:56
  • Akıllı Binalarda Akılsız Hayatlar

    24 Kasım 2025, 10:37
  • Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?

    24 Kasım 2025, 10:09
  • Ekran Arkasında Empati: Dijital İş Dünyasında Bağ Kurmanın Yeni Yolları

    19 Kasım 2025, 14:35
Daha Fazla Göster

FOTO GALERİ

Fotoğraf Galerisi

İncele

VİDEO GALERİ

Video Galerisi

İncele

ETKİNLİKLER

Etkinlikler

İncele

GÜNCEL DUYURULAR

Güncel Duyurular

İncele

BLOG

Blog Yazılarımızı İnceleyin.

İncele

TAMAMLANAN PROJELER

Tamamlanan Projeleri İnceleyin

İncele

DEVAM EDEN PROJELER

Devam Eden Projeleri İnceleyin

İncele

GENEL HABERLER

Genel Haberleri İnceleyin

İncele

BAĞIŞ YAP

Bize Bağış Yaparak Destek Olabilirsiniz

İncele

AİDAT SORGULAMA

Aidat ödemelerinizi Online kredi kartı ile yapabilirsiniz.

İncele
KURUMSAL
  • Hakkımızda
  • Yönetim Kurulu
  • Danışma Kurulu
  • Güncel Duyurular
  • Etkinlikler
  • Fotoğraf Galeri
  • Video Galeri
KOLAY MENÜ
  • Bağış Yap
  • Aidat Borcu Sorgula
  • Sosyoder Kitaplığı
  • Üyelik Formu
  • Blog
Logo
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)
Copyright © 2024. Her Hakkı Saklıdır. Kopyalanması ve izinsiz paylaşılması yasaktır.
Yazdıktan sonra aramak için Enter'a, çıkmak için Esc'ye basın
arrow drop search cross