Suriye'nin Geleceği İçin Neler Yapılmalı? 06 Şubat 2025, 22:50
Suriye’nin tarihi geçmişi açısından en son dört asır boyunca Osmanlı Devleti’nin yönetiminde kaldığı gerçeğini gözden uzak tutmamak lazım. Suriye halkıyla uzun bir ortak tarihi birlikteliğimiz ve müşterek kültür dünyamız var. 1945 yılında kurulan Suriye Arap Cumhuriyeti’nde, 1963 yılında bir askeri darbe ile Baas Partisi iktidarı ele geçirdi. Baas Partisi Sosyalist milliyetçi bir ideolojiye sahipti. Ancak, Suriye halkının çoğunluğunda bir aidiyet bağı oluşturmakta başarısız oldu. 2011 yılında Arap Baharının etkisiyle Suriye genelinde, siyasi sistemin içinde daha fazla yer alma talebiyle çoğunluğu sünni toplum kesimlerinden teşekkül eden muhalefet iktidarı protesto etmeye başladı. Esed Yönetimi bu gösterileri şiddet kullanarak bastırmaya çalıştı. Bazı bölgelerde denetim muhalif güçlerin eline geçti. Yapılan katliamların ciddi boyutlara ulaşmasıyla birlikte, Suriye nüfusunun yarıdan fazlası ülke dışına sığındı. Yüzbinlerce insan katledildi. Diktatörlükler hızla yozlaşır, bu yozlaşma güçlü bir toplumsal muhalefetle karşılaşan Baas Yönetimini kendi içinde ayrıştırdı. Kitle desteğini zaafa uğrattı. Son aşamada bu yönetimi ayakta tutan Rusya, İran gibi ülkeler de bu çözülme karşısında mevcut yönetimi desteklemekte zorlandılar ve Baas rejimi yıkıldı. Bu başarıyı getiren en önemli faktörlerin başında Türkiye’nin muhalif güçlerin birleşmesine ön ayak olması gelmektedir. Bu durum, başşehir Şam’ın hızlı düşüşünü beraberinde getirdi. Yeni yönetim, sistemi yeniden inşa ve tanımlama sürecini başlattı. Bu süreçte Türkiye’nin çok yönlü desteğinin büyük önem taşıdığını belirtmekte fayda var.
Türkiye, öncelikle aşağıda belirtilen hususlarda Suriye’ye yardımcı olmalı, destek sağlamalıdır.
1. Suriye Anayasası, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin üniter yapısını ve ülke bütünlüğünü koruyan ve vatandaşlık temelinde insan haklarını teminat altına alan bir hukuki muhtevaya sahip olmalıdır.
2. Çeşitli ülkelere dağılan Suriyeli sığınmacı nüfusun büyük çoğunluğunun dönüşünün sağlanması, Suriye’de kurulma sürecinde olan rejimin istikbali açısından önemlidir. Yeni yönetim kendini demografik olarak tahkim etmek durumundadır. Bu dönüşün temini açısından iki husus öncelik taşımaktadır. Birincisi Suriye’de acilen yeniden inşa hareketi ve altyapı yatırımlarının yapılmasıdır. İkinci husus ise, Türkiye’de yurtdışına yatırım yapan şirketler Suriye’ye öncelik vermelidir. Bunlar gerçekleştiğinde hem Suriye halkı için hem de Türkiye için önemli imkan ve fırsatlar ortaya çıkacaktır. Suriye toplumunun karşı karşıya kaldığı şartlar bakımından Suriye’ye dönüşler toplumsal yapıyı daha güçlü hale getirecektir. Yeni yönetim, 2 sene içerisinde 14 milyon Suriyelinin vatana dönmesi beklentisi içerisindedir. Bu aynı zamanda kanlı bedeller ödeyerek yurt dışlarına sığınanların ülkelerine sahip çıkmaları anlamına gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Suriye’deki hükümetle işbirliği halinde geri dönüşü teşvik etmelidir. Suriye’deki yeni yönetimin hem varlığını sürdürmesi açısından hem
de Suriye’nin bütünlüğünü korumak açısından halk desteğine ihtiyacı vardır. O nedenle geri dönüşler halk desteğini artıracaktır.
3. Eğitim alanında da Türkiye Maarif Vakfı’na ve üniversitelerimize önemli görevler düşmektedir. Türkiye’de eğitim gören binlerce Suriye kökenli öğrencinin varlığı da dikkate alınmalı, Suriye’nin birçok bölgesinde yeni ilk ve orta öğretim okulları açılmalı, üniversitelerimiz çeşitli branşlarda Suriye’deki şubelerini artırmalıdır. Özellikle, Türkiye’de üniversitelerimizde istihdam edilen Suriye kökenli öğretim üyelerinden istifade edilebilir. Bu üniversite şubeleriyle Türkiye’deki şube sahibi üniversiteler arasında ayrıca ortak lisans üstü programlar düzenlenebilir.
4. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, yeni Suriye yönetimi ile ihtiyaç duyulan her alanda askeri anlaşmalar imzalamalıdır. Bu anlaşmalar her iki ülkenin güvenlik meselesini çözmede büyük katkı sağlayacaktır. Özellikle Türkiye açısından hem Akdeniz’in hem de güney sınırlarımızın güvenliği açısından büyük ehemmiyete haizdir.
Prof. Dr. H. Musa TAŞDELEN
DIĞER BLOGLAR
-
"Ahbap" Örneği Üzerinden, Düşünmeyi Öğrenmeden Kamuoyu Oluşturan Şöhretlerin Ağır Trajedisi
30 Temmuz 2026, 12:57 -
Gücün Yeni Merkezi Sosyoloji Üzerine Bir Değerlendirme: Yüksek Teknoloji Üreten, Sosyoloji de Üretir
24 Haziran 2026, 12:05 -
Yapay Zeka Fetişizmi
04 Haziran 2026, 11:05 -
Akademisyenin Mesuliyeti: Hakikatin ve İnsanın Hizmetinde Bir Ömür
02 Haziran 2026, 15:20 -
Okul Saldırganları Analizi
24 Nisan 2026, 14:28 -
Etin Bekleyişi, Zekâtın Sesi
24 Şubat 2026, 23:12 -
Google Sosyolojisi: Türkiye Halkı İnterneti Nasıl ve Neden Kullanıyor?
09 Ocak 2026, 11:56 -
Akıllı Binalarda Akılsız Hayatlar
24 Kasım 2025, 10:37 -
Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?
24 Kasım 2025, 10:09 -
Ekran Arkasında Empati: Dijital İş Dünyasında Bağ Kurmanın Yeni Yolları
19 Kasım 2025, 14:35

