• Anasayfa
  • Duyurular
  • Bağış Yap
  • Aidat Borcu Sorgula
  • Sosyoder Kitaplığı
  • Üyelik Formu
  • İletişim Formu
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)
  • KURUMSAL
    Hakkımızda
    Yönetim Kurulu
    Danışma Kurulu
    Güncel Duyurular
    Etkinlikler
    Sosyoder Kitaplığı
    Bağış Yap
    Aidat Borcu Sorgulama
  • FAALİYETLER
    • Kongre ve Toplantılar
    • Eğitimler
    • Seminerler

    Kongre ve Toplantılar Tümünü Gör

    Eğitimler Tümünü Gör

    Seminerler Tümünü Gör

    İran'ın Teo-Politiği

    11 Nisan 2025, 21:00

  • BİRİMLER
    Kültür ve Sanat
    Sosyal İlişkiler
    Proje
    Tümünü Gör
  • PROJELER
    Yeni Projelerimiz
    Devam Eden Projelerimiz
    Tamamlanan Projelerimiz
    Tümünü Gör
  • HABERLER
    • GENEL HABERLER

    GENEL HABERLER Tümünü Gör

    SOSYODER Yönetim Kurulu, Yeni Dönem Hazırlıkları İçin Toplandı

    02 Ekim 2025, 12:47

    SOSYODER'den Okul Sosyoloğuna İlişkin Önemli Açıklama!

    04 Mayıs 2026, 13:24

    2026 Sosyoloji Zirvesi: Türkiye’de Sosyolojinin Rolü ve İmkanları

    05 Ağustos 2026, 00:23

    Sosyologlar Derneği Genel Toplantısı

    09 Şubat 2025, 22:19

  • BLOG
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)

Sosyologlar Derneği (SOSYODER)

  • KURUMSAL
    • Hakkımızda
    • Yönetim Kurulu
    • Danışma Kurulu
    • Güncel Duyurular
    • Etkinlikler
    • Sosyoder Kitaplığı
    • Bağış Yap
    • Aidat Borcu Sorgulama
  • FAALİYETLER
  • BİRİMLER
    • Kültür ve Sanat
    • Sosyal İlişkiler
    • Proje
  • PROJELER
    • Yeni Projelerimiz
    • Devam Eden Projelerimiz
    • Tamamlanan Projelerimiz
  • HABERLER
  • BLOG
Savaş; Sosyal Sermaye midir?
  1. Savaş; Sosyal Sermaye midir?
Geri

KOLAY MENU

  • Haberler
  • Güncel Duyurular
  • Etkinlikler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Video Galeri

SOSYAL MEDYA

BAŞKAN KÖŞESİ
baskan
  • Başkan Özgeçmiş
  • Başkana Sor

Savaş; Sosyal Sermaye midir? 19 Kasım 2024, 15:56

Bir Sosyal Sermaye Olarak Savaş

İnsanlık tarihinin ilk günlerinden beri insanların bazen adalet arayışı için, çoğu zaman da kendi bencil ve egoist çıkarlarını gerçekleştirmek için savaş yoluna başvurduklarını biliyoruz. Batı siyaset felsefesinde önemli yeri olan Doğa durumu kavramı, sürgit devem edecek olan savaş durumunun aşılması için insanlar Devleti inşa etmiş ve Hobbes’un ifadesiyle, “herkesin herkesle sürekli bir savaş ve çatışma içinde olduğu durum”  bir nebze olsun aşılabilmiştir. Hobbes’un kullanmış olduğu tabir Homo Homini Lipus’tur. İnsan insanın kurdudur. Esasında baktığımızda bu durumun gerçekten de böyle olduğuna kuşku yoktur. İnsan doğasının o sınır tanımaz yapısı, kendi bencil çıkarlarını merkeze alan içgüdüsel, fıtri doğası eğer bir üst ilke tarafından sınırlandırılmazsa insanın içinde bulunduğu koca dünyayı nasıl yok edip kıyamete doğru bizi yolladığına ilişkin her geçen gün yeni kanıtlar ediniyoruz.

 

Savaş insanlık tarihinin doğal durumdur. Barış ise bu doğal durumdan çıkıldıkça bir kervan yolcusunun bir vahada dinlenmek için verdiği mola misali çok sınırlı zamanlara tekabül eder. Savaş insanların ilkel, avcı- toplayıcı ve medeniyetler şeklinde örgütlendikleri dönemlerinden beri haklı haksız kendilerini gerçekleştirmek için buldukları yeğene yoldur. Savaş ile toplumlar kendilerine tabi insan kitlesini diledikleri şekilde dizayn ederler. Savaş, devletlerin ideolojik aygıtlarının başında gelir. Nasıl Devlet eğitim yolu ile makbul vatandaşlar yetiştirirse, savaş yoluyla da kendisine itaat eden insanlardan bir ulus inşa eder. Bütün milletler savaşlar yoluyla kendi ulusal aidiyetlerini kazanmışlar, bu savaşlar vesilesi ile millet olabilmişlerdir.

 

Savaş dönemlerinde toplumlar maddi açıdan büyük bir çöküntü içine girdikleri gibi aynı zamanda toplumların değer ve normlarını oturtma imkanları da ortaya çıkar. Barış dönemlerinde insanların lüks ve şatafat içinde oldukları bir durumda insanlarda öldüren rahatlık dediğimiz konformizm egemendir. Türlü hedonist tavırlar içinde insanların gösterişçi tüketim yollarını birbiri ardına aştıkları görülür. Savaş durumu ise zorluk ve matanet içinde olunması gereken bir döneme insanları hazırlar. Böylelikle her toplum kendi aşırılıklarını telafi etmek, tekrar ulusal birlik ve aidiyetlerini inşa etmek için savaşlardan maksimum düzeyde yararlanır. Ancak savaş dönemlerinde yokluk ve sefalet içinde olan toplumlarda yaşanan bu darlık buhranları insanların ahlak ve erdem dünyalarında ciddi erimelere de neden olabilir. Maddi rızkını elde etmek için bir çok gayrı meşru yola tevessül edilebilir. Bu da, savaş durumunda olan milletlerde ahlaki bir çözülmeyi beraberinde getirir.

 

Her milletin koleftif hafızasında unutamadıkları savaşlar vardır. O savaşlar yolu ile ya büyük yıkım yaşamışlar ya da milli birlik ve dayanışma duygularını bir araya getiren bir mana etrafında bütünleşmişlerdir. Sözgelimi Sırplar 1389 yılında Osmanlı Devleti ile yaptıkları Kosova savaşını hiç unutmazlar. Adeta bu savaş onlara bir ulus olma bilincini aşılamıştır. Bu nedenle Sırplar belki de yenilgiyi kutlayan çok az sayda milletlerden birisidir. Savaş meydanında yaşadıkları bu yenilgi ile Osmanlı egemenliği altına girmişlerdir girmesine ama nihayetinde bir ulus da olmuşlardır. Bizim de tarihte unutamadığımız çok savaş varsa da bana kalırsa en önemlisi I. Dünya savaşında Çanakkale cephesinde yaşamış olduğumuz savaş ve zafer vardır. Mehmet Akif’in anıtsal şiirinde belgelendiği gibi bu savaş Türk tarihinde bizim tekrar bir millet olmamızı sağlamıştır. Eğer Çanakkale geçilmiş olsaydı belki de bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kurulamayacaktı.

 

Bu bakımdan savaşların olmaması için ne kadar çaba sarf edersek edelim dünya her zaman savaşlar yolu ile dizayn edilecek. Nitekim yaratıcımızın insanın kan dökücü ve yer yüzünde fesat çıkarıcı boyutuna yaptığı göndermelere bakarsak savaş her zaman kaçınılmaz olacaktır. Barış istiyoruz ama savaşarak .

DIĞER BLOGLAR

  • "Ahbap" Örneği Üzerinden, Düşünmeyi Öğrenmeden Kamuoyu Oluşturan Şöhretlerin Ağır Trajedisi

    30 Temmuz 2026, 12:57
  • Gücün Yeni Merkezi Sosyoloji Üzerine Bir Değerlendirme: Yüksek Teknoloji Üreten, Sosyoloji de Üretir

    24 Haziran 2026, 12:05
  • Yapay Zeka Fetişizmi

    04 Haziran 2026, 11:05
  • Akademisyenin Mesuliyeti: Hakikatin ve İnsanın Hizmetinde Bir Ömür

    02 Haziran 2026, 15:20
  • Okul Saldırganları Analizi

    24 Nisan 2026, 14:28
  • Etin Bekleyişi, Zekâtın Sesi

    24 Şubat 2026, 23:12
  • Google Sosyolojisi: Türkiye Halkı İnterneti Nasıl ve Neden Kullanıyor?

    09 Ocak 2026, 11:56
  • Akıllı Binalarda Akılsız Hayatlar

    24 Kasım 2025, 10:37
  • Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?

    24 Kasım 2025, 10:09
  • Ekran Arkasında Empati: Dijital İş Dünyasında Bağ Kurmanın Yeni Yolları

    19 Kasım 2025, 14:35
Daha Fazla Göster

FOTO GALERİ

Fotoğraf Galerisi

İncele

VİDEO GALERİ

Video Galerisi

İncele

ETKİNLİKLER

Etkinlikler

İncele

GÜNCEL DUYURULAR

Güncel Duyurular

İncele

BLOG

Blog Yazılarımızı İnceleyin.

İncele

TAMAMLANAN PROJELER

Tamamlanan Projeleri İnceleyin

İncele

DEVAM EDEN PROJELER

Devam Eden Projeleri İnceleyin

İncele

GENEL HABERLER

Genel Haberleri İnceleyin

İncele

BAĞIŞ YAP

Bize Bağış Yaparak Destek Olabilirsiniz

İncele

AİDAT SORGULAMA

Aidat ödemelerinizi Online kredi kartı ile yapabilirsiniz.

İncele
KURUMSAL
  • Hakkımızda
  • Yönetim Kurulu
  • Danışma Kurulu
  • Güncel Duyurular
  • Etkinlikler
  • Fotoğraf Galeri
  • Video Galeri
KOLAY MENÜ
  • Bağış Yap
  • Aidat Borcu Sorgula
  • Sosyoder Kitaplığı
  • Üyelik Formu
  • Blog
Logo
Sosyologlar Derneği (SOSYODER)
Copyright © 2024. Her Hakkı Saklıdır. Kopyalanması ve izinsiz paylaşılması yasaktır.
Yazdıktan sonra aramak için Enter'a, çıkmak için Esc'ye basın
arrow drop search cross